Pinocchio – Pinokyo 2014 | Güney Kore Dizisi

İlgi çekici bir hikaye ve yine bir Güney Kore yapımı (:. Güney Kore’nin uluslararası olarak en çok tanınan oyuncularından Park Shin Hye’nin başrolde oynadığı Pinokyo (Pinocchio – 2014) muhabir olmaya çalışan iki gencin yaşamını anlatıyor. Diziden bahsetmeden önce neden isminin Pinokyo olduğunu açıklığa kavuşturalım. Diziye göre, gerçekte olmayan bir sendrom vardır ve bu sendromun adı Pinokyo sendromudur. Pinokyo sendromu olan insanlar yalan söyleyemezler, aslında söyleyebilirler ama söylediklerinde hıçkırmak zorunda kalırlar. Yalan söyledikleri sırasında hıçkırdıkları için yalan söyledikleri ortaya çıkar. Dizide sık sık bu durumdan dem vuruyorlar zaten. Geçen hafta Liar Game isimli dizi için tanıtım yazısı yazmıştım. Bu çalışma, günlük yaşantımızda ne kadar çok yalana yer verdiğimizi vurguluyordu. Dolayısıyla Pinokyo sendromuna yakalanan insanları yani yalan söylerken hıçkıran insanları bu şekilde kurgulamak ve bizler için izlemek oldukça ilginç olmuş. Farklı bir bakış açısı.

pinokyo2014Dizimizde Park Shin Hye’nin canlandırdığı Pinokyo sendromu olan Choi In Ha karakteri ile Lee Jong Seok’un canlandırdığı Choi Dal Po’yu küçük bir çocuk oldukları zamanlarda “kader” bir araya getirir. Aynı yaşlarda olan bu karakterlerden Choi Dal Po bir şekilde In Ha’nın amcası rolünü oynamak zorunda kalır. Ancak Dal Po evlatlıktır ve aslında gerçekte herkes onun öldüğünü düşünür. Bu dramanın trajik ve hikayenin esas çıkış noktası Dal Po’nun geçmişidir. Dal Po’nun babası Ki Ho-sang iyi bir itfaiye şefidir ve şüpheli ölümünden önce son zamanlarda madalya bile almıştır. Yanan bir fabrika için ekibiyle her zaman ki gibi bir göreve çıkmıştır. Ancak fabrika sahibi fabrikanın içinde iki kişi olduğunu ve kurtarılmayı beklediklerini söyler. Ekibiyle beraber yanan fabrikaya giren Ho-sang bir daha dışarı çıkamaz ekibiyle birlikte. Fabrika sahibinin içeride olduğunu söylediği kişiler de içeride yoktur ve yangını çıkardıkları için saklandıkları ortaya çıkar. İtfaiye ekibinden Dal Po’nun babası dışındaki herkesin cansız bedeni çıkmıştır. Üstüne üstlük bir pinokyo sendromu olan birisi Dal Po’nun babasını evin önündeki sokaktan geçtiğini medyaya söyler ve medya fabrika yangınında ölen itfaiye erlerinin sorumlusu olarak Dal Po’nun babasını gösterir. Dal Po ve ailesi medya ile kışkırtılan toplum tarafından dışlanmaya başlanır. Bu sırada Dal Po’nun annesi intihar eder ve bu sırada annesinin yanında olan küçük Dal Po bir şekilde küçük bir kasabada In Ha’nın dedesinin yanına yerleşir. In Ha’nın dedesi zamanla Dal Po’yu ölen oğlunun yerine koyar. In Ha ve babası şehir yaşantısını bırakıp bu kasabaya yerleşirler. İşte bu sırada In Ha ve Dal Po’nun hikayesi başlar.

Dizi yalan söyleyemeyen In Ha gibi bir pinokyonun nasıl muhabir olacağını ve Dal Po’nun muhabir olarak babasının suçsuzluğunu nasıl ispat edeceğini konu alıyor. Bu sırada medyanın toplum üzerindeki etkisi tartışılıyor. Haberlerin nasıl hazırlandığı, bazen gerçeklerin nasıl çarpıtıldığı da dizi içerisinde yer alıyor.

Şunu da söylemeliyim Heart Strings, Flower Boys Next Door, The Heirs ve Hücre 7 Mucizesi yapımlardaki sempatik oyunculuğu ile tanıdığımız Park Shin Hye yine başarılı ve “sempatik” bir performansa sahip. İzlemeye değer olduğunu düşünüyorum.

Fragmanı:

Koreanturk‘ten izleyebilirsiniz.

[17 Ocak 2015 tarihli ekleme]. Evet dizimiz geçtiğimiz gün final yaptı. Pinokyo dizisinin finali izlemeye değerdi. Şaşırtıcı bir final miydi? Değildi elbette, hatta Türk filmi havası bile vardı. Mutlu son. Kötüler yine kötü, iyiler yine iyi. Kısa sürdüğünü düşünenler olabilir ama 100-200 bölüm süren bir diziyi izlemek saçmalık aslında. Bu dizi 20 bölüm sürdü ve ülkemizdeki dizi bölüm saatlerini göz önüne alırsak aslında 10 bölüm. Ancak anlatacağını anlattı, vereceği mesajı verdi; girişi, gelişmesi ve sonucu olan bir çalışma oldu. Aslında bir anlamı oldu, gereksiz yere konular uzatılmadı. Diğer türlü, sanki dizi içinde yaşıyor insanlar; yıllarca süren bir senaryo ne demek? (:

18. bölümden bir sahne

18. bölümden bir sahne

Bizim ülkemizde hiç böyle dizi/film çalışmaları niye olmuyor? Suikaste uğrayan gazeteciler var ama haklarında yapılmış ne bir film ne de bir dizi var. Ya da diğer meslekler için bir şeyler?

Medyanın ne kadar işlevsel olduğunu bu dizi çerçevesinde adeta gözümüze soktular. Bir günde medya sağolsun gündemimiz nasıl değişiyor görüyoruz. Kimler yönlendiriyor, kimlerin elinde bu işler bilmiyoruz. Her neyse bu dizi bir kez daha gösterdi ki, medya insanları yönlendirmek için kullanılan en etkili araç. Bu araç da ülkemizde, insanların birbirinden kopması için açık bir şekilde kullanılıyor! Bir gün ne olur da, sadece görüşünüze uygun olan gazeteyi okumayın. Diğer gazeteleri de inceleyin. Kıyaslayın. Sizin görüşünüze göre yayın yapan ya da yapmayan her iki gazetenin de “tam anlamıyla” doğruları söylemediğini fark edeceksiniz. Çünkü ülkemizde ve dünyada, gerçek hayatta Choi Dal Po ve Choi In Ha gibi gazeteciler yok.

Gökhan Atmaca – twitter.com/kuarkatmaca

Facebook’ta Güneydeki Kore – S. Korea sayfasında Güney Kore ile ilgili paylaşımlarımı takip edebilirsiniz.

Share

You may also like...

1 Response

  1. April 15, 2018

    […] Uzun zamandır bir dramada rol almayan, en son Beauty Inside filminde gördüğüm Han Hyo-joo ile Pinokyo dramasından bildiğim Lee Jong-suk başrolleri paylaşıyor. Hikayenin tüm saçmalığına rağmen […]

Leave a Reply